Şimdi sıcacık kahvem ile birlikte tatlı bir yorgunluk haliyle sizlere bu satırları yazıyorum.Bugün doğanın güzelliğini bir kez daha keşfettim.Bembeyaz karlara bürünmüş bir doğa, insanı bambaşka duygular içerisine sokuyor.Etrafınızdaki güzelliğe sanki ilk defa görmüşçesine bir çocuk masumluğu ile bakıyorsunuz.Bu da insanın içine tarif edilemez bir huzur veriyor.Doğanın sessizliğini dinlemek,insan elinin değmediği ormanlık arazide yürümek,yürürken karın içine düşmek,karda piknik yapmak inanın çok zevkli.Pekmezli kar ile enerji depolamak,yürüdüğünüz kişilerle bir şeyleri paylaşmak insanın yüzünü gülümseten,yaşadığını gösteren şeyler.Tabi şakalaşmalarda adeta yemeklerdeki tuz kadar gerekli ve lezzet veren unsurlar.Ayrıca birbirinden uzakta inşa edilmiş ahşap evlerin şipşirin görüntüleri zihnimden gitmiyor.Öyle bir yerde birkaç gün huzur içerisinde kalıp manzaranın önünde elimde ruhumu ve içimi ısıtan sıcak bir içeceğim ile,belkide kömür sobasının üstüne koyduğum bir kaç kestanenin kokusunun verdiği keyifle kitap okumak isterdim.Doğanın saf beyaz yüzünü zihnime iyice kaydedinceye kadar orada kalıp,tam bir ruh dinginliği ile evime geri dönmek isterdim.Ama ne yazık ki hayatta her istediğimiz gerçekleşmiyor.Bu yüzden şimdilik bu isteği ancak tatlı düşlerimde elde edebilirim.Çünkü düşlerimde özgür biriyim ben....
Güzel günümden kareler...
Güzel günümden kareler...
Alıp Başını Gitmek Varya
Alıp başını gitmek var ya buralardan
Bütün kirlenmişlikleri ardında bırakarak
Kaçmak
Ya bir dağ başı olmalı gittiğin yer
Ya da deniz kenarı
Ama ıssız
Ve
Sessiz
Sakin olmalı
Kuş sesleri ve ağustos böceklerinin
Arkadaşlığı kafi
Her şey bakir olmalı
Öylede kalmalı...
Ferhan Erdoğan
Ferhan Erdoğan






















